ANA ÇOCUK SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMASI
ÇOCUK GELİŞİMİ
İnsan yavrusu iyi beslenerek ve bedensel sağlığı korunarak hayatta kalabilir.Ancak bunlar gelişmeyi sağlayamaz .Gelişim bebeğin yapısı ve ailenin sağladığı çevresel koşulların etkileşimi sayesinde olur.Bebeğe temel bakım ve şefkati veren “anne”dir. Bebeğe temel şefkatli bakımı veren ilişki bebeğin gelişimini sağlayacaktır. Bebeğin zihinsel ve ruhsal gelişimini sağlayan bu temel ilişkidir ve gelişimin olmazsa olmazıdır.Bebek bakıldığını, gözlendiğini, var olduğunu, başka bir kişinin aklında sürekli tutulduğunu hisseder. Onu tutan “annesi” boşluğa düşmesini engellemekte ve dünyasını düzenlemektedir. Bu kişi sayesinde bebek güven duyabileceğini, dünyada dağılıp kaybolmayacağını anlar. Var olduğu, fark edildiği ona hatırlatılmalı, onunla konuşulmalı,düşerken kurtarılmalı, korunmalı, değeri bilinmeli, nereye ait olduğu hep ona hissettirilmeli, bunu yapacak sürekli birisi bulunmalıdır.
|
 |
Yenidoğan döneminde bebek hızla açlık, açlığı giderme isteği, bedeninin rahatsız olması, gaz, barsak hareketi, altının ıslaklığı, yanması, ferahlaması, doyma, rahatlama gibi bedensel gereksinimlerini bir başkasının giderebildiğini fark eder. Ağlaması, mızırdanması kendisine bakım veren bu kişinin gereksinimlerini karşılamasını sağlamak için yetmektedir. Bu dönemde aileler bebeklerinin her istediğini yaptıkları için onu şımarttıklarını zannedebilirler, oysa ki bebeklik döneminde çocuklar şımartılamazlar. Bebeklerin gereksinimlerine yanıt vermek zararlı değil sadece yararlı olur. 1. ayda bebek yüze bakabilir ve zaman zaman konuşmalarla yatışabilir; 2. Ayın sonunda ise kendisine gülünce gülümsemeye başlar. 1 ila 3 ay arasında baş kontrolünü kazanır, 4. Ayda bebek kendisine gülündüğünde, oyun yapıldığında heyecanlanıp kahkahalar atar, çeşitli sesler, heceler çıkartır. Yaklaşık 6.ayda artık bebek coşku ile ilişki isteyen, kendisi ile karşılıklı oynandığında konuşulduğunda gülen, sesler çıkartan, pek çok sözcüğü artık anlayan, destekle oturduğu yerden nesneleri uzanıp tutan ve ailesinin tüm fertlerini tanıyan bir birey haline gelir. yaklaşık 8.-9. ay civarında desteksiz oturmaya başlayan bebek ailesini de tamamen tanımıştır. yabancıları ayırmaktadır ve çoğu bebek yabancılar ile karşılaştığında yadırgamaktadır. Bu dönemde giderek hareketlenir ve sürünme, emekleme gibi hareketleri ile yeni şeyler gerçekleştirir; ilk defa kendi isteği ile annesinden uzaklaşabilir. Bazı bebekler bu durumda bocalar ve anneye daha da düşkün olabilir. Bu dönemde bebeğin kazaya uğrama olasılığı artmıştır (düşme, çarpma, parmak sokma gibi). Yaklaşık 9-12 aylık bebek emekler ya da bacaklarını ileri geri hareket ettirerek öne ve geriye gider. Baş ve işaret parmağını karşı karşıya getirerek kıskaç hareketini yapabilir. Bir yaşına geldiğinde bebeğimiz yürümeye başlamış ya da başlamak üzeredir. Çevresini rahatça keşfeder; araştırıcılık öğrenmeyi pekiştirir bu nedenle bebeğe araştırma, öğrenme, seçme fırsatları tanınmalıdır.
18 ayından itibaren bebek iki ayağı ile sanki evrenin üzerinde durmuşcasına güvenli,meraklı ve girişkendir. Bu dönemin en temel işlevi hareket yetisinin gelişmesi, benlik duygusunun yerleşmesi ve bağımsızlığa adım atmaktır. Yürümek yalnızca hareket edebilmek için değildir. Yürümek ile bebek duygusal, bilişsel ve kişiler arası gelişimi için de çok önemli bir adım atar. Yürüyen bebek annesinden kendi istediğinde uzaklaşabilir. Onunla beden teması azalır. Sözcüklerin önemi artar. Yürüyen bebek her yere gidebilir, herşeyi araştırabilir. El becerileri gelişir. Yapabildikleri arttıkça öz güveni pekişir. Artık sadece ailesi aracılığı ile değişim yaratmamakta, kendisi de tek başına birşeyleri değiştirebilmektedir. ”Ben yapabilirim” duygusu bu dönemde gelişmesi gereken temel duygudur. Ailenin bebeğin özerkliğini desteklemesi, tehlikeli olmadığı durumlarda onun kendisi için birşeyler yapmasına izin vermesi, buna karşılık ilgili ve onun isteklerine yanıt veren tavrını bırakmaması önemlidir. Çocuk bu dönemde araştırarak ve tekrar ederek öğrenir. Bu dönemde çocuklar başkaları ile paylaşamaz. Çok ender olarak elindekini isteyerek verir. Bu doğaldır. İkinci yıldan dördüncü yıla kadar olan süreçte çocuk önce alacak ve sonra vermeyi isteyecektir. Paylaşma ve oyun kurma okul öncesi dönemin (4-5 yaş) özelliğidir.
Doğumdan okula kadar geçen süre içinde bebek ve oyun çocuğu okul eğitiminin gereklerini yerine getirebilecek gelişimi edinmek zorundadır: dinleyebilmeli, anlatılanları anlayabilmeli, dile getirebilmeli, kendini denetleyebilmeli, ilişki kurabilmeli, sözel etkileşim ve işbirliği yapabilmelidir. Bebeklik ve okul öncesi dönemde çocuğun kendisi, gereksinimleri, duygu ve düşünceleri ile ilgili verdiği ipuçlarını anlayabilme, onu gözleme, dinleme ve anlattıklarını önemseme çocuğun kendini ifade yetisini kazanmasını sağlar. Çocukların duygularını ifade etme konusunda yüreklendirilmeleri neler yaşadıklarını rahatça anlatabilmeleri ve deneyimlerinden sonuç çıkarabilmeleri önemlidir.
Çocuğumuza yaşamı için temel dayanıklılığı kazandırabilmeli ve aşağıdaki özelliklere sahip olmasını sağlamalıyız.
- BEN
- Ne olursa olsun güvendiğim ve beni seven;
- Tehlike ya da sorun çıkmadan sınırlarımı çizen;
- Hasta olduğumda,tehlike olduğunda;
- Öğrenmem gerektiğinde bana yardım eden;
- KİŞİLERE SAHİBİM
- BEN
- İnsanların sevebileceği;
- Başkaları için güzel şeyler yapmayı isteyen ve yardım eden;
- Kendime ve başkalarına saygı duyan;
- Yaptıklarımdan sorumlu olan;
- Pek çok şeyin yoluna gireceğine inanan;
- BİR KİŞİYİM
- BEN
- Beni korkutan ya da rahatsız eden şeylerle ilgili başkaları ile konuşabilirim.
- Önüme çıkan sorunları çözebilecek yollar bulabilirim.
- Doğru olmayan ya da tehlikeli birşey yapmak içimden gelse,kendimi durdurabilirim.
- Birisiyle yapmak istediklerimi konuşmanın ya da bunları doğrudan yapmanın ne zaman gerekli olduğunu anlayabilirim.
- Bana yardımcı olacak bir kişiyi gerektiğinde bulabilirim.
- BEN YAPABİLİRİM
|
|