İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü

  | Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Telefon Rehberi | Site Haritası

Cryptosporidium

Tanım:

Kryptosporidyum türleri bir hayvan infeksiyon etkeni olarak uzun süreden beri tanınmakta olup, yirmiden fazla türünün bulunduğu bilinmektedir. Ancak son yıllarda AIDS’li hastalarda yaygın olarak tespit edilmesiyle birlikte kriptosporidyumların insan sağlığı açısından önemi ortaya konmaya başlamıştır.

Etken:

İnsanda infeksiyona neden olan tür Cryptosporidyum parvum olup, bu tür diğer omurgalı hayvanlarda da infeksiyon oluşturmaktadır.

Epidemiyoloji:

Kriptosporidyumlar evrimini tek konakta tamamlamaktadır. Ookistleri ağız yoluyla alındıktan sonra kistler açılmakta ve açığa çıkan sporozoitler epitel hücre duvarını tutmaktadır. İntraselüler, ekstrastoplazmik yerleşim gösteren sporozoitler merontlara dönüşmekte, merontların bazıları merozoitlere dönüşerek başka hücreleri infekte ederken bazıları seksüel evrim sonucu zigot oluşturmaktadır. Oluşan iki farklı ookist formundan kalın duvarlı olanları dış ortama atılırken, ince duvarlı ookistler yeni hücreleri infekte ederek infeksiyonu devam ettirmektedir. Kriptosporidyum infeksiyonu tüm dünyada yaygın olarak görülmekte olup, özellikle su kaynaklı epidemiler görülmektedir. Su kaynaklı epidemilere neden olarak; parazitin kaynak sularındaki prevalansının yüksek olması, klora dirençli olması, içme suyu filtrelerinden geçebilmesi ve çok az sayıda parazitin bile infeksiyona neden olabilmesi gösterilmektedir.

Klinik:

Kriptosporidyum infeksiyonlarında başta jejenum bölgesi olmak üzere tüm sindirim sistemi etkilenmekte olup, solunum ve safra yollarında da patolojik tablolar ortaya çıkabilmektedir.

İmmün sistemi sağlam kişilerde alınan parazit miktarına ve etkenin virülansına bağlı olarak hiçbir bulgu görülmeyebileceği gibi, kısa sürede bol ve sulu isal, karında kramplar, bulantı, kusma, iştahsızlık ve subfebril ateş ile seyreden bir klinik tablo görülebilmektedir. İmmün sistemi baskılanmış kişilerde kriptosporidyoz kısa dönemli ishalden, kronik koleraya benzer tabloya kadar çok farklı şekillerde ortaya çıkabilmekte ve ölümlere neden olabilmektedir.

Tanı:

Kriptosporidyozda tanı, dışkı incelemelerinde ookistlerin veya gastrointestinal mukoza biyopsi örneklerinde intraselüler evrelerinin gösterilmesi ile konmaktadır. Modifiye asit-fast boyalarla boyanmış dışkı örneklerinde beş mikrometre boyundaki ookistlerin veya daha büyük olan (10 mikrometre) siklospora ookistlerinden ayırt edilmesi önemlidir. İmmünflorasan ve ELİSA yöntemi tanıda yardımcı olabilmektedir.

Tedavi:

Tedavide bilinen antibiyotik ve antiprotozoal ajanların etkili olmaması kriptosporidyum infeksiyonlarının tedavisini zorlaştırmaktadır. İmmün sistemi sağlam kişilerde su elektrolit dengesini sağlamak ve destek tedavisi çoğunlukla yeterli olmaktadır. İmmün yetmezlikli kişilerde antiretroviral tedavi sonucu semptomların ortadan kalktığı bildirilmiştir. Ancak tedaviye rağmen mortalitenin %50’lerde seyrettiği bildirilmiştir.





Peykhane Cad. No:10 Çemberlitaş 34400 İSTANBUL
Telefon: +90 212 638 30 00 Faks: +90 212 638 30 35